“HICBIR SEY” YAPMAMA SANATI

 

 

Seyahat etmek her zaman yeni yerler görmek ya da insanlarla tanışmaktan ibaret değildir. Bazen en derin “sen”i, korkularını ya da endişelerini seyahat ederken keşfedersin. Seyahat etmenin bir diğer tarafı da bazı şeyleri geride bırakmaktır. Bu evin, annen ya da en yakın arkadaşın olabilir. Uzun bir süre evin kadar rahat hissedeceğin bir yer daha bulamayabilirsin; ve bu seyahat sürene bağlı olarak haftalar veya aylar sürebilir. Sevdiğin yemekleri ve her gün konuştuğun arkadaşlarını geride bırakırsın. Bazı günler rahat bir koltuk için neler verebileceğini farkedersin. Seyahate çıkmadan önce uzun listeler yaparsın; yazı yazacağım, resim çizeceğim, müzik aletleri çalmayı öğreneceğim…Peki gerçekte ne kadar boş zamanın kalacak? Kendi deneyimimden yola çıkarak, neredeyse hiç diyebilirim. Ve günün sonunda bu kadar zaman ne yaptım diye düşüneceksin.

Hiç iş hayatına ara verip birkaç ay seyahat etmeyi düşündün mü? Ya da işini bırakıp alternatif bir hayat kurmayı? Muhteşem, o zaman önce sana bol şans ve birçok güzel zaman diliyorum! Ve bir soru soruyorum: Buna gerçekten hazır mısın? Kendini ne kadar tanıyorsun? Ve son olarak: Kendinle ilgili en derin sırları keşfetmeye hazırmısın? Evet, ben keşfettim. Hem zor, hem de kolay yollardan.

Her zaman yolda olacaksın. Gerçekten, her zaman. Elbette bir apartman kiralayıp birkaç hafta kafa dinlemeyi düşünmüyorsan. Zaten seyahat değil, tatil oluyor. Seyahat = yolda olmak. Tren, araba, feribot, uçak, otobüs, aklına ne gelirse. Ve evet, hangi ulaşım aracını seçersen seç bekleyeceksin! Ve sabırlı olmayı öğreneceksin. Bekleme faslı geçince yeni bir süreç başlayacak, yolculuk. Bazen saatlerce yolda olacaksın. Yol düşünmeni sağlayacak. Herşey hakkında! Eskiden en çok otobüs ile yolculuk ederdim, bu yolculukların en güzel tarafı müzik dinleyip hayal kurmak olurdu. Şimdi bunu her an yapıyorum. Ve uzun zamandır ertelediğim düşünceler bilgisayar kodları gibi zihnimden geçiyor. Geride bıraktıklarım, belirsiz geleceğim. Ve inanılmaz heyecanlı olan “şu an”’! Kocaman bir yeni izlenimler partisindeyim. Sürekli yeni yerler görüyor, yeni deneyimler kazanıyor, tadıyor ve keşfediyorum. Zihnim dönme dolap gibi. 5 yaşındaki bir çocuk gibi sürekli şaşırıyorum ve heyecanlanıyorum. Ve günün sonunda nasıl hissediyorum? Hiçbir şey yapmıyormuşum gibi! Aslında çok şey mi yapıyorum yoksa hiçbir şey yapmıyor muyum?

Seyahat ederken sadece bir sorumluluğum var: o da keşfetmek! Kulağa çok kolay geliyor değil mi? Bende öyle düşünmüştüm, ta ki bununla birlikte gelen sorumlulukları farkedene kadar. 2 aylık Orta Amerika turunun sonunda neler yaşıyorum?

  • Yürümen lazım. Hem de çok! Ayrıca tırmanman. Kilometrelerce yürüyüş ve trekking için idmanlı ol.
  • Beklenmedik durumlar kraliçesi olacaksın. Olgun olmayı öğren, bahsettiğim yol olgunluğu ;)
  • Sıra dışı rotalarda mı seyahat ediyorsun? O zaman mutlaka yiyecek birşeyler bulundur. Bazen saatlerce yemek bulamayabilirsin.
  • Keşfet. Her zaman.
  • Kıyafetlerini elde yıkamayı öğren!
  • Sürekli, ama sürekli bavul hazırlayacaksın. Az ve öz eşya taşı.
  • Keşfet ve tekrarla.
  • Finansal olarak uyanık ol. Döviz kurlarında kaybolup para kaybetme.
  • Açık ol. Yeni yemeklere, insanlara, müziklere. Eğer bir parti bulamazsan, kendi partini yarat!

Kendimi işe yaramaz hissettiğim zamanlar oldu. Kendimi gerçekleşen hayallerimin kraliçesi gibi hissettiğim zamanlar oldu. Ben doğuştan gezginim. 9 yaşından beri en büyük hayalim bu. Havaalanında geçirdiğim 8 saati 8 saatlik bir iş günü ile kıyaslamaya çalışıyorum. Vardığım sonuç hep aynı oluyor.

32 yaşındayım. Hergün, yeni bir yaşama uyanıyorum. Hiçbir şey yapmıyorum. Herşeyi yapıyorum. Şimdi bana söyler misin, hangisi doğru? Ben de bu sırada keşfetmeye devam ediyorum, yolda görüşmek üzere!

 

0 replies

Leave a Reply

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *